Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik kavramı, en genel ifadeyle; var olan düzen içerisinde belirli bir durum veya sürecin sürekliliğini sağlamak olarak açıklanabilir.

Günümüzde özellikle yaşadığımız çevrenin ve doğal yaşamın korunumu ve sahip olduğumuz kaynakların gelecek nesillere zengin şekilde aktarımı için çevresel süreklilik kavramı güçlenmekte ve takip edilmektedir.

Yapılarda sürdürülebilirlik kavramı, doğal çevrenin korunumu ve sürekliliğini ön planda tutan uzun ömürlü tasarım ve inşaat faaliyetleri olarak tanımlanabilir. Bu sebeple sektör profesyonelleri, projelerinde kullanacakları yapı malzemelerini daha önce hiç olmadığı kadar özenle ve detaylıca seçmektedir. Genel olarak bu seçim, yaşadığımız çevreye negatif etkisi en az olan malzemeler ile yapılmaktadır.
Termal verimliliği yüksek yapılar, enerji kullanımını büyük oranda azaltmaktadır. Aynı zamanda bu durum, kullanılan enerjiyi üretmek için yakılan fosil yakıtlarda azalmaya, böylelikle atmosfere salınan havayı kirletici ve zararlı gazların salınımının düşmesine ve enerji tesislerine bağımlılığın daha düşük seviyelere çekilmesine imkan tanımaktadır.


İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

İklim Değişikliği Nedir?

İklim değişikliği, küresel ısınmanın dünya üzerindeki negatif iklimsel etkisini belirten terimdir. Pek çok bilim adamı tarafından fosil yakıtların yanması sonucu oluştuğu düşünülen sera gazlarının atmosferde birikmesi, artan sıcaklık değerleri ile ilişkilendirilmekte, ve bu durum dünyadaki iklim modellerini dramatik bir şekilde değiştirmektedir.
Dünyanın iklimi, özellikle son 10 yıl içerisinde, hızla değişmiştir. Küresel kayıtlarda yer alan en sıcak on yılın hepsi 1990’ların başından itibaren gerçekleşmiştir. Küresel ısınmanın kaynağının, dünyanın doğal süreci olması veya insan aktivitelerinin önemli bir sonucu olmasının bir önemi yoktur. Asıl önemli olan, atılacak basit ve küçük adımlar ile gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakılabilir veya küresel çevreyi daha fazla geliştirmeye imkan tanınabilir. Bu günden önlem alınmaya başlanmalıdır.


Neden ve Sonuçları

Küresel ısınma için pek çok neden ve teori öne sürülmektedir, fakat son dönemde; atmosferde oluşan karbondioksit (CO2) birikiminin küresel ısınma için ana etken olduğu genel olarak kabul gören düşüncedir. CO2, bariyer görevi görerek ısının dünyadan ayrılmasını engeller. Isının dünyadan kaçışı sera gazları tarafından engellendiği için atmosferde birikmeye başlayarak dünyadaki sıcaklık seviyesinin artmasına sebep olur. Bu durum genel olarak “Sera Etkisi (Greenhouse Effect)” olarak adlandırılır.
Sera gazları, atmosferimizin doğal bir parçası olmasıyla birlikte (dünyamızı donmaktan korurlar), konut kullanımında, ulaşımda ve üretimde enerji sağlamak amaçlı giderek artan fosil yakıt kullanımının, bu gazların doğal dengesini rahatsız ettiği düşünülmektedir. Bu durum, küresel ısınma ve iklim değişikliğine büyük oranda katkı sağlamaktadır.
Fosil yakıtı yakan güç istasyonları ve ev aletleri en fazla CO2 miktarını yaratmaktadır. Konutlarımızı ısıtmak ve aydınlatmak için kullandığımız enerji, küresel ısınmaya en büyük katkı sağlayan etkenlerden biridir.

Yalıtım ve Etkisi

İklim değişikliğinden kaçamadığımıza göre, küresel ısınmanın çözümüne derhal katkıda bulunmaya başlayabiliriz. Öncelikli hedef; küresel ısınmayı yavaşlatmak için sera gazı emisyonlarını düşürmektir. Bu günden başlayabiliriz. Açık ara en etkili ve sürdürülebilir çözüm, fosil yakıtı kullanımını azaltarak enerji verimli tüketiciler haline gelmektir.
Konut ve ticari yapılarda yalıtım ile enerji verimliliği, enerji kullanımı ve sera gazı emisyonlarını düşürmekte en basit ve maliyet etkin yöntemdir.


ENERJİ VERİMLİLİĞİ


Enerji Verimliliğinin Yapı Tasarımındaki Önemi

Enerji verimliliği, bir yapının ömrü boyunca işletme giderlerinin azalmasını sağlayarak, ekonomik olarak daha karşılanabilir, yapı sakinlerinin yaşam kalitesini artıran, ve metrekare bazında daha değerli bir yapı olmasını sağlar. Diğer yandan enerjiyi verimli kullanmak, hayati önem taşıyan bir unsur olup, dünyadaki kısıtlı enerji kaynaklarının da korunmasına yardımcı olur. Bir yapıyı enerji kullanımı yönünden yüksek verimli yapmanın en maliyet etkin fırsatı, tasarım ve yapım aşamalarında ortaya çıkmaktadır.

Yapı Tasarımında Sürdürülebilirlik Neden Önemlidir?

Sürdürülebilrliği amaçlayan tasarımın anlamı, çevreye etkiyi minimize eden yapı malzemelerinin seçilerek emisyonun azaltılması ve değerli doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunmaktır.
Konvansiyonel tekniklerle kıyaslandığında yeni sürdürülebilir tekniklerdeki gelişim göstermektedir ki; teknik spesifikasyonların güncelliği, daha önce hiç olmadığı hadar önem kazanmıştır.

Yalıtımın Önemli Görevi

Yalıtım seviyesi artırılarak binalar daha enerji verimli, sürdürülebilir ve yeni tasarım seçenekleri sunabilecek şekilde fonksiyonel hale gelebilirler. Güçlendirilmiş yalıtım vasıtasıyla yapılan enerji korunumu, en düşük maliyetli ve korunumlu enerji çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yalıtım seviyesini artırmak, karbondioksit emisyonlarını büyük oranda keserek sera gazları oluşumunun azaltılmasında önemli rol oynamaktadır.
Bir yapı ömrü içerisinde enerji tüketimini azaltmanın en ekonomik ve yararlı yöntemi, yapının ilk inşaatı sırasında gerekli olan tüm alanlarda optimum yalıtım malzemesinin uygulanmasıdır. 

Güçlendirilmiş yalıtım yapıda;
 

·     Gün ışığından daha fazla yararlanacak şekilde pencere alanlarının artmasını, yapı işletme giderlerinin azaltılmasını ve yapı sakinlerinin genel konforunun artmasını sağlar.
 

·     İklimlendirme ekipmanlarının boyutlarının küçülmesini, yüksek konfor için şartlandırılmış klima havasının daha verimli iletilmesini ve ekipman işletme giderlerinin azaltılmasını sağlar.
 

·     Projenizin yeşil bina standartları veya LEED, BREEAM, DGNB, vb. yeşil bina sertifikasyonu değerlendirmelerinde önemli bir katkı sağlar.